Beton Kanal’a karşıyız, çünkü:

Küçük bir azınlığı zengin etmek için yapılmak isteniyor! Kazalar ve geçiş sayıları üzerinden üretilen argümanlar sağlam değil! Beklenen Büyük İstanbul Depremi’nde felaketin boyutlarını büyütecek! Mevcut tarım topraklarını, içme suyu barajlarını, ormanlık ve mera alanlarını yok edecek! Marmara Denizi’ni çürük yumurta kokan bir ölü deniz haline getirecek! Yurttaşlara devasa bir vergi yükü getirecek! Halen yürürlükte olan (ulusal/yerel) mekânsal plan hükümlerine açıkça aykırı! İstanbul’un sosyal ve doğal eşiklerini aşarak kenti yaşanamaz hale getirecek! Yüzbinlerce insanı yerinden edecek! Küresel iklim krizi kapıdayken bunun hilafına eylemler öneriyor! 9 milyon İstanbulluyu bir ada’ya hapsedecek! Doğal ve arkeolojik sit alanlarını tahrip edecek! Uluslararası sözleşmeleri ihlal ediyor! Çıkarılacak hafriyatla deniz yaşam alanları yok edilecek! En az 7 yıl boyunca İstanbul trafiğini felç edecek! Altyapıyı kesintiye uğratacağı için sosyal yaşamı felç edecek! Halkın ne düşündüğü hiç önemsenmiyor!

Beton Kanal yapılırsa
İstanbul

Radyo Yayınları

BETON KANAL’A AYRILAN BÜTÇE

Fransa’da bir emlak fuarında (Cannes MIPIM) bakanlık yetkilileri tarafından yapılan sunumda dile getirilmiştir.

65 MİLYAR

DOLAR

780 MİLYAR

TÜRK LİRASI

BU BÜTÇEYLE BAŞKA NELER YAPILABİLİR?

1,5 MİLYON

KİŞİ 10 YIL BOYUNCA
İSTİHDAM EDİLİR

8 MİLYON

HANE VEYA İŞYERİ
YENİLENİR

30 KAT

KENTSEL DÖNÜŞÜME
YATIRIM YAPILIR

11,5 MİLYON

ÖĞRENCİYE
YURT YAPILIR

770 BİN

YATAK KAPASİTELİ
HASTANE İNŞA EDİLİR

29 MİLYON

ÖĞRENCİYE
EĞİTİM BURSU VERİLİR

50 MİLYON

ÖĞRENCİ İÇİN
OKUL YAPILIR

50 MİLYON

İHTİYAÇ SAHİBİNE
SOSYAL YARDIM ULAŞTIRILIR

60 KEZ

YENİKAPI-HACIOSMAN
METRO HATTI AÇILIR

Beton Kanal,
Beraberinde Büyük Bir Felaket Getireceğini
Şimdiden Haykırıyor!

Tarım Alanları Yok Olacak!

İstanbul’un sahip olduğu toprak kaynaklarının tarımsal amaç dışı kullanım kararları kentin ekonomik, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği açısından geri dönüşü olmayan ciddi sorunlara yol açacaktır.

Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon m2 tarım alanı yok edilmektedir (Tarım alanlarının %13,5’i). Bu alanların 83 milyon m2’si gelişme alanı olarak yapılaşmaya açılmaktadır. Kırsal alanlarda yaşayan haneler geçimlerini bu arazilerden sağlamaktadır. Tarımsal arazinin kaybı ve/veya tarımsal ürün kaybı, haneler üzerinde olumsuz etkilere neden olacaktır. Bölgedeki Tarımsal İstihdam neredeyse tamamen yok olacaktır. 13 Milyon metrekare Mera alanı yok olacaktır.
Tarım alanlarının kamulaştırılması, bölgede yaşayan insanların geçim kaynaklarının yok edilmesi anlamına gelmektedir. Ekonomik kriz ortamında güçlükler yaşayan yöre halkına hiçbir alternatif istihdam önerisi sunulmamaktadır.

Su Alanları Tehdit Altında!

İstanbullular İçme Suyu Kriziyle Karşı Karşıya Kalacak!

İstanbul içme suyunun %29’unu karşılayan kaynaklar yok olacak.

Kanal İstanbul için ilk kazmanın vurulmasını takiben yılda 55 milyon metreküp su kaybı yaşanacaktır. 

Sazlıdere Barajı tamamen ortadan kalkacaktır. Bu yönüyle dünyada kamu eliyle yıkılan ilk su barajı olma özelliğine sahip olacak.

Terkos Barajı’nda biriken İstanbulluların içme sularının, kanal çevresinde bulunan yeraltı sularının ve Kırklareli Akiferi’nin, Kanal’a deniz suyu verilmesiyle birlikte tuzlanacağı; Trakya yeraltı sularının da bu durumdan olumsuz etkileneceği belirtilmektedir.

Kültürel Miras Alanları Yok Olacak!

2 milyon m2 Karma Sit Alanı,  850 bin m2 Doğal Sit Alanı başta olmak üzere toplamda 17 milyon m2 sit alanı bu projeden olumsuz etkilenecektir. Dünyanın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan Bathonea Antik Kenti ile M.Ö. 12 binden öncelere tarihlenen Yarımburgaz Mağaraları bunlardan en önemlileridir. 

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Yarımburgaz Mağarası bulunmaktadır. 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı statüsüne sahip olan 400.000 yıllık mağara, Türkiye’nin bilinen en eski yerleşim yeridir.

Küçükçekmece iç dış kumsalı, Soğuksu Birinci Derece Doğal Sit Alanı, Rhegion Birinci İkinci Derece Arkeolojik Sit Alanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Hafriyat Sorunu 10 Yıllar Boyunca Sürecek!

Hafriyat atıkları ile Karadeniz sahillerine 38 km’lik bir dolgu alanı yapılacağından söz edilmektedir. Bu hafriyatın ortaya çıkarılmasından önce sıyırma kazısı yapılması zorunluluğu vardır ve bu sıyırma kazısı sırasında binlerce türe yuva olan ve dolgu malzemesi olarak kullanılamayacak (aksi takdirde çökme meydana gelir) yüzey peyzajının akıbetinin ne olacağına ÇDP’de bir açıklık getirilmemiştir. Her durumda kıyı dolgu alanları ilaveten, pek çok deniz canlısı türünün üreme, gelişme ve beslenme alanının yok edecektir. Ayrıca kıyı dolgusundan kopan mikro parçaların uzun vadede kanalı tıkaması olasılığından hiç söz edilmemiştir.

Karadeniz kıyısında yapılması öngörülen ürkütücü boyutlardaki dolgu alanları kamu yararı ve Kanal İstanbul Projesi için bir amaç değil, bu projede ortaya çıkacak 1,2 milyar m³’lük kazı ve tarama malzemesinin bertaraf edileceği/depolanacağı bir araçtır.

Yurttaş Görüşleri

Ben lise öğrencisiyim. Bilim insanlarının yaptıkları araştırmaları ve açıklamaları gördüm, anladım. Kanal İstanbul projesinin çok tehlikeli bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu projenin beraberinde bir sürü sorun getireceğine inanıyorum. Kanal İstanbul projesinin yapılmasını istemiyorum.

Gizem Yalman

Merhaba. Ben sayın Cumhurbaşkanını yıllarca destekleyen birisiyim. Ancak beni bile bezdiren uygulamalardan artık çok sıkıldım. Her fırsatta, “biz milletimize sorarız, milletten emir alırız” diyen Cumhurbaşkanı, neden kimseye danışmadan, referandum yapmadan, “inatlarına yapacağız” üslubuyla bu işi yapıyor? İnadına yapılacak kadar basit bir iş mi bu? Sözün bittiği yerdeyiz.

Timur Uğur

19 yaşında hayatına yeni başlamış bir genç olarak ilerde çalışarak devlete vergi olarak ödeyeceğim paraların bu gereksiz, yolsuzluk abidesi kanala gitmesini istemiyorum! Benim ve benim gibi gençlerin yaşam standardını arttırmak yerine bu parayı dağları denizleri yarmaya harcamalarını istemiyorum. Türkiye’nin parasının yine Türkiye’nin hayrına harcanmasını istiyorum. 75 milyar TL(resmi)’yi betona harcamak yerine bu paranın “Türk Lirası”nı ve “Türkiye Cumhuriyeti”ni global ölçüde eski değerine geri kavuşturulması için harcanmasını istiyorum. Bu olay; iktidar-muhalefet savaşı değildir, yüz yıllardır bu vatan için çalışan ve yüz yıllar boyunca bu vatan için çalışacak gençlerin omzuna yüklenen yük ve geçmiştekilere ihanettir. Tüm halkımızın 75 milyar Türk Lirası’nın ne kadar büyük bir meblağ olduğunu farkına varıp, buraya harcanan paranın kendilerine hiç bir dönüşü olmayacağını ve devletin kasasının nasıl boşaltıldığını görmelerini istiyorum.

Emir Efe Küçük

21 yaşında genç bir bireyim. İstanbul’da doğup büyüdüm. Yıllardır yeşil alana hasret kaldım. Yeşil alan konusunda can çekişen bir şehre böylesi büyük bir kötülüğü yapmak gerçekten çok üzücü. 60 70 yaşıma geldiğimde durumu, İstanbul’un durumunu düşünmek bile istemiyorum. Şehrimizde bu kadar sorun varken rant uğruna, para uğruna yapılan bir proje.

Umutcan Karataş

Bir üniversite öğrencisi olarak, Kanal İstanbul’un yapılmasına sonuna kadar her alanda karşıyım ve karşı olmaya devam edeceğim. Yaşam standartlarımız her geçen gün düşüyor, millet evine et bile götüremez hale gelmiş, gençler umutsuzluk içinde, asgari ücretin bile altında bir ücrete çalışıyorken, 3-5 yancı şirketin cepleri dolacak diye yapılan bu soygun projesi, vatana ve millete ihanettir, ülkenin geleceğini yabancılara peşkeş çekmektir. Bu beton kanalı size YAPTIRMAYACAĞIZ!

Emir Bartu Yapıcı

Dün üniversite sınavına giren gençlerden bir tanesiyim. Iş bulamayacağım kaygısıyla, üniversiteye bile gitme korkusuyla yaşıyorken, biz gibi gençler işsizliğe çare arıyorken, ülkemizin böyle bir saçma yatırım yapmasını istemiyor; fabrikalar ve iş sahaları kurulsun istiyoruz. Desteğin işçilere ve öğrencilere olmasını istiyor, böyle saçma projeler istemiyoruz…

Berkay Kaya

Kendi rant hevesleri ve birtakım hırsları yüzünden güzel şehrimizi, İstanbul’umuzu katledecekler. Türk vatandaşı olarak hep beraber buna karşı çıkmalıyız. Bu projenin zarar üstüne zarar olduğu apaçık ortadayken susmayalım!

Ebru Gedik

İstanbul üzerinde öncelikle söz hakkı İstanbullularındır. İstanbul halkı bu kanalı istemiyor. Biz bu bilim dışı; doğa düşmanı; bir kenti içinde yaşayanlarıyla, su kaynaklarıyla, tarım alanlarının tamamıyla yok sayan bu Marmara’nın ölüm fermanı projesini istemiyoruz. Halkın iradesi esastır ve biz hayır diyoruz. Temmuz ayında kendini gösterecek kavurucu sıcaklar da akıl, irfan sahiplerinin ne kadar haklı olduğunu ve her bir damla suyun önemini bir kez daha kanıtlayacak. Doğayla inat olmaz. İnatlaşırsanız Gölcük depreminin de kanıtladığı gibi gün gelir ondan çaldığınız alanı, üzerindeki canlarla birlikte söküp alır. İstanbul bugün dahi nefes alamaz yoğunlukta. Biz adına kanal denen doğaya düşmanı o projeyi de, gelecek ek nüfusu da, şu saatten sonra İstanbul’un zaten geriye çok azı kalmış doğasının bir milim dahi olsa tahribini de istemiyoruz.

Nasibe Bat

İstanbul’un sonunu getirecek, 5-10 arazi spekülatörü kişiyi zengin bir edip tüm ülkenin incisi İstanbul’u yok edecek bu katliam projesine HAYIR!

Ali Sedat Kurt

Türkiye kuraklık tehlikesi içindeyken, nasıl olur da 2 adet barajı Kanal İstanbul projesi için yok edebiliriz; aklım almıyor.

Tuna

Kanal İstanbul denilen ‘ucube’ projenin, bu şehrin kültürel, ekonomik ve tarihsel konularında yapacağı ve asla geri döndürülemez tahribatlarından dolayı karşıyım. Ayrıca ülke yönetimde olup bu halkın haklarını savunması gerekenlerin ‘paraları söke söke uluslararası tahkim mahkemeleri yoluyla sizden alırlar’ demesi bile bu projenin bu ülkenin geleceğine ne kadar zararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Mesele asla bu şehrin kalkınması değil, tamamen sermayenin -İstanbul özelinde- bir ülkeyi sömürmesidir.

Yunus Atlamış

İstanbul’da yaşamıyorum, ancak ülkenin durumunun daha da kötüye gitmemesi için bu kanal projesine karşıyım. Elinizden gelenin daha iyisini de yapabilmeniz umuduyla. Sizden ricam, bizim gücümüz yetmiyor (halkın gücü azaltıldı). Belki sizinki yeter diye yazmak istedim, Bu kanal projesini engelleyin.

Emre

Çok yorulduk. Biz halk, önümüzü göremezken, yarın yiyecek ekmeğimizin derdine düşmüşken, hala tutturulmuş bir kanal, köprü, yol. Deprem riskleri, kuraklık? Onca deprem vergisi vermemize rağmen ne destek gördük? Bu sefer kendi ölüm fermanımıza imza atmayacağız. Karşıyız.

Meral Ç.

Kanal İstanbul’un 65 milyar dolara mal olacağı hesaplanıyor. Bu projenin finansmanı için %3 gibi düşük bir faizle kredi bulunduğu ve 20 yılda sistemin amorti edileceği düşünülürse faizle beraber takriben 100 milyar dolar veya yılda 5 milyar dolar gelir getiren bir proje olması gerekir. Gemi geçişi için koyacağınız ücret kısıtlıdır çünkü gemilerin Boğazdan ücret ödemeden geçme opsiyonu var. Gemilerin bir günlük sürstarya bedeli olan ve büyüklü küçüklü gemi sürstaryası ortalaması olan 5 bin dolar ücret baz alınırsa projenin finansmanı için yılda 5 milyar dolar/5 bin dolar = yılda 1 milyon geminin geçmesi gerekir. Biliyoruz ki Boğazlardan geçen gemi sayısı yılda 45 bin civarındadır ve bu sayı azalmaktadır. Her gemiyi de kanaldan geçmeye zorlayamayacağınıza göre bu projenin finansmanı mümkün değildir. Kanaldan yılda 20 bin gemi geçse elde edilecek gelir 100 milyon dolar olur ki bu rakam gerekli olan 5 milyar doların sadece %2 si olur.

Ahmet Özgüneş

Doğma büyüme İstanbul’da yaşıyorum. 3 yıllık üniversite mezunuyum, özel sektör ve borç mağduruyum. Ailemle sağlık ihtiyaçlarımızı bile rahat karşılayamadığımız bir gelire sahibiz. İşsizim borçlarım var. Keza işim olsa da 12 saat çalıştıran ve asgari ücret ödeyen kontrolsüz bir özel sektör var… Ben halkım! Görülmesi gereken problemler var.
“İstanbul Boğazı üzerindeki gemi trafiğini ve kaza riskini azaltmak” olarak açıklanan bu projeye karşıyım! İstanbul projesi olarak gösterilen bu proje Türkiye halkına etkisi faydası ne olacaktır? Yıllık İstanbul boğazı gemi kazalarına baktığımızda 2020 yılında 23 kaza 2019 yılında 40 küsur kaza… Büyük düşünelim; ülkemizin problemleri kocaman bir pasta olsa, pastanın %00,01’lik problemi bile sayılmaz boğazın trafiği… İstanbul’un bir çok şeye ihtiyacı var mesela şehir planlaması, nüfus yerleşimi, yetmeyen hastaneleri. Ülkemizin onlarca sorunu varken halkın cebinden çıkan paralar halkın çoğunluğunun dışında bir probleme nasıl harcanabiliyor?
Bu projenin arka planında halka açıklanmayan neler var ?

Ezgi Yılmaz

İstanbul’un deprem riskini artıracak ve başka bir çok soruna yol açacak bu projenin sırf rant uğruna hayata geçirilmeye çalışıldığını düşünüyorum. Kesinlikle yapılmasını istemiyorum.

Kübra Bektaş

Kullanmadığımız köprüler için geçiş ücreti ödemek istemiyorum. İstanbul’da daha fazla beton ve inşaat görmek istemiyorum. Nefes almak istiyorum

Gökmen ileri

Sayfada okuduğum bilgiler, ülkeme ve tüm yeryüzündeki canlılara, havaya, toprağa ve suya zarar vereceğinden kanal istanbul un yapılmasına karşıyım. Bu bütçeyi Gelecek nesillere daha güzel bir çevre bırakmak için harcamalıyız.

Emel Yılmaz

Kanal istemiyorum! İstihdam istiyorum. Açlık sınırının altında olmaktan kurtulmak istiyorum! Başka bir şehirde ikamet ediyorken ve ay sonunu nasıl getireceğimizi kara kara düşünürken, İstanbul’a milyar dolarların harcanmasını kabullenemiyorum. Hiç mi vatandaşınızı sevmezsiniz?

Özge Kırmız Karaer

4 yıldır İstanbul’da yaşıyorum ve son 6 aydır markete alışveriş için her gittiğimde market önünde yârdim isteyen insanlara denk geliyorum. İstisnasız her alışveriş için. Kanal İstanbul’un yardıma muhtaç olanlara nasıl bir faydası olacak? Bizlere daha ucuz gıda mi getirecek? Memleketin şu an gerçek derdi yapay bir kanal mı? Asla ve asla desteklemiyoruz.

Ulaş Kırmızı

Kanal İstanbul’u İstanbul Boğazı’ndan geçen petrol veya tehlikeli hammadde taşıyan gemilerden koruyacaklarsa, neden Kanal İstanbul’un etrafına şehir yapmayı planlıyorlar?
Ayrıca boğazdan 300 metrelik geçiyor, Kanal İstanbul’dan en fazla 270 veya 290 metre gemi geçebilecek?
Madem hazinemizde bu kadar para var neden kentsel dönüşüm hızlandırılmıyor?
2 yıldır işsizim ve 1 lira devletten destek almadım maalesef.

Şakir Deniz

Bugün seneler sonra duyulacak pişmanlığın temeli atılmıştır. Bulunduğumuz bu süreçte yapılacak daha verimli yatırımlar varken bu proje israftır!

Serkan Koç

Kanalın karşı tarafına geçmek için inşa edilecek olan köprülerden illaki geçiş ücreti alacaklar. Her gün oraya geçmesi gereken insanlar ne yapacaklar?

Levent Dursun

Kanal İstanbul’un yapılmasını istemiyorum…. Çevrenin ve insanların katledilmesi anlamına gelir Kanal İstanbul…

Cem Kirazoğlu

Kanal İstanbul projesi, Marmara Denizi ‘ nin daha çok kirlenmesine, yapılacak yeni yerleşim alanları ile yeşilin yok olmasına sebep olacaktır. Bu nedenle yapılmasını doğru bulmuyorum.
Ülkemizin doğal ekolojik sistemini bozmamalıyız. Marmara Denizi ve çevresi daha fazla bozulmamalı aksine korunmalıdır.

Berna Deveci

İstanbul’u yok etmek için,
İstanbullunun suyuna, havasına, geleceğine kast etmekten başka bir şey değil! Sadece kentim adına değil, bu coğrafyada bulunan tüm yaşam formlarının geleceği adına karşıyım!

Sinem Özcan
İstanbul’da olası deprem riskini artıracağını, daha büyük felaketlere yol açacağını düşünüyorum.
Bence yapılmasın.
Şakir Gökbulut
Asla izin vermeyeceğiz.
Ben vatandaş olarak İstanbul’un ekolojisinin geri dönülemez şekilde katledilmesine izin vermeyeceğim. Ceplerine para sokacaklar diye böyle bir cinayetin işlenmesine sessiz kalan herkes suçludur. Asıl vatan hainliği taşına toprağına suyuna zarar vermekle olur. Burada biz yaşıyoruz, karar hakkı halka bırakılmalıdır. Tek bir kişinin maddi çıkarlarına değil.
Fulya Sağlam

Karşıyım çünkü ben eve ekmek götüremiyorum iş yok güç yok devlet bu zor günlerde vatandaşa yardım edeceğine bu tarz projelere para harcamamalı

Emre P.

Bir inat uğruna, İstanbul’u daha da mahvedecekler. Tıpkı Türkiye’yi mahvettikleri gibi. Yüce Allah’ım, 20 senedir bizi sınadınız ama çok ağır sınadınız, bize bu canı da veren sensin, sabrı da.

Mesut Kerküklüoğlu

Bütün bilim adamlarının karşı olduğu Kanal İstanbul’a ben de karşıyım. Zaten kalabalık olan İstanbul daha da kalabalık olacak. Şehir bunu kaldıramaz.

Zafer Tuncer

Kanal İstanbul yapılmasın Asya ve Avrupa yakasındaki insanlar susuz kalabilir ve deprem riskini arttırabilir.

Mustafa Emir Mirza

BETON KANAL’DAN SONRA
HİÇBİR ŞEY
ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!

17 MİLYON M² SİT ALANI YOK OLACAK!

1,5 MİLYON İLAVE NÜFUSLA DOĞAL EŞİKLER AŞILACAK! KRONİK SORUNLAR YAYILACAK!

23 MİLYON M² ORMAN ALANI YOK OLACAK!

55 MİLYON M³ HAFRİYATLA TRAFİK ARTACAK! HAVA VE SU KİRLENECEK!

136 MİLYON M² TARIM ALANI YOK OLACAK!

1,2 MİLYON KİŞİNİN SOLUDUĞU OKSİJEN YOK OLACAK!

55 MİLYON M³ İÇME SUYU YOK OLACAK!

KANAL İSTANBUL HAKKINDA HAZIRLANMIŞ BAZI YAYINLAR

Gelişmelerden Haberdar Olmak İçin,
Mail Grubumuza Katılın!

Gelişmelerden haberdar olmak için mail grubumuza dahil olabilirsiniz.

Bu çalışma İstanbul Kent Konseyi ve İstanbul Planlama Ajansı iş birliğiyle hazırlanmıştır.

G-MFN8KMLPBT